Haberler

Hasan Nasrallah'tan Cemal Kaşıkçı ve Yemen açıklaması

Türk halkından Suudi Arabistan'a tepki: Yemen ölüyor!

Dilipak'tan AKP'ye uyarı: Sonu 12 Eylül gibi olur

Türkiye'den Fransa’ya Kaşıkçı cinayetinin ses kaydı tepkisi

Eski bir dolapta bulduğu 95 bin euro'yu iade etti

Direniş füzeleri 40 kilometreyi aşacak

Kılıçdaroğlu 'Man Adası iddiaları' için tazminat ödeyecek

İbrahim Kalın'dan İsrail'e tepki

Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan'dan Los Angeles'ta Dostluk Mesajı

Filistinli gruplar: Gazze'de ateşkes sağlandı

arşiv
 
tarih : 2018 Cumartesi 07 Nis     |     şifre : 42702

ANALİZ Parayı Bastıran Kral, Koltuğu Garantiye Alıyor!

Donald Trump’ın ABD Başkanlık koltuğuna oturmaya başladıktan sonra, mandacılık ve himaye artık açıktan yapılmaya başlandı. Koltuğunu garantiye almak isteyen Arap kralı, önce ABD için kesenin ağzını açıyor!

Aran Haber Agency:  Donald Trump’ın ABD Başkanlık koltuğuna oturmaya başladıktan sonra, mandacılık ve himaye artık açıktan yapılmaya başlandı. Koltuğunu garantiye almak isteyen Arap kralı, önce ABD için kesenin ağzını açıyor!
Önceden kapalı kapılar ardında, gizli anlaşmalarla gerçekleştirilen mandacılık faaliyetleri, Trump yönetimiyle birlikte ulu orta yapılmaya başlandı. ABD’nin ‘Para Verin Sizi Koruyalım’ teklifini Arap liderlerin büyük kısmı memniyetle karşılar oldu. Suudi Arabistan’ın başını çektiği koalisyonlar ABD ile milyar dolarlık silah anlaşmaları imzaladı. Amerika ve İsrail’e biat etmeyen ülkeler ise her an savaşın eşiğinde. Diğer Arap ülkeleri ise adeta akbaba gibi bekliyor İsrail’in saldırmasını.
Trump’ın “Suudi Arabistan, Suriye’de kalmamızı istiyorsa masraflarımızı ödemeli”sözüne Suud rejiminin karşı çıkacağı düşünülmüyor. Amerika himayesindeki Arap Birliği’nin ise sesi çıkacak gibi durmuyor!
Suriye’de demokrasi (!) isteyen ABD, Suudi Arabistan parasıyla Esad’ı devirip demokrasi götürecekmiş! Güya...  Hem de demokrasinin uzaktan yakından uğramadığı Suudi Arabistan finansörlüğünde...
Bilindiği üzere Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’ın, sadece Trump ile görüşebilmek için 1 milyar dolarlık silah almak zorunda kaldığı da sosyal medyada günün konusu oldu.
Ülkesi ciddi anlamda ekonomik krizle boğuşurken, 1 milyar dolarlık anlaşmaya imzayı atan Prens Selman, Trump’ın eteğine yüz sürmeyi başarabildi. Haftalardır Amerika’dan mesajlar vermesi ise elbette tesadüf değil. Prens Muhammed Bin Selman’ın, yine İran'ı hedef göstererek Siyonistler ve Evangalistlere yaranmaya çalışması ne ilkti ne de son olacaktı.
İran İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei'yi, Adolf Hitler'e benzeten Selman, İşgal rejimi İsrail'in politikalarına sahip çıkarak, Kral Selman’dan boşalacak koltuğa Amerikan mandacılığına sıkı sıkı bağlı kalacağının sözünü vererek oturmaya ne kadar kararlı olduğunu da gösteriyor.
Nitekim Trump’ın Suudi Arabistan ziyareti sonrasında, Amerika’nın rızasını kazanmak için Katar’a ambargo uygulanması da Arap liderlerinin ipinin kimin elinde olduğunu da açıkça gösteriyor.
Mısır’ın darbeci Cumhurbaşkanı Sisi, Mursi’yi devirdikten sonra kimin rızasını alıp koltuğuna kavuşabilmişti?
Trump’ın bir sözüyle Suudi Arabistan, Bahreyn, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere Körfez ülkelerinin büyük kısmı, petrol zengini Katar’la diplomatik ilişkilerini kestiğini açıkça duyurmamış mıydı?
Amerika’nın dünyaya empoze etmeye çalıştığı ‘Ilımlı İslam’ın Türkiye’de karşılığı FETÖ iken, şu sıralar dünyadaki karşılığını ise Suudi Arabistan oluşturduğu da dikkatlerden kaçmamalı elbette.
Dün tekfirci zihniyetin en büyük destekçisi olarak rol biçilenler, bugün ‘Ilımlı İslam’ın en büyük savunusuna evriliyor! Değişmeyen tek şey ise Amerikan kontrolü...
Suud rejiminin ülkesinde reform adı altında, kadınlara araba kullanma izni gibi birkaç göstermelik adım attıktan sonra ilk işi “İsrail’in varlığını meşrulaştıran” fetvalar vermek olduğunu da unutmamak lazım!
Suudi Arabistan’ın satılık müftülerinin fetvalarını İsrail’in kullanması ise yaşanan durumun vahametini gösterir nitelikte. Suudi Arabistan Müftüsü ve Ulema Heyeti Başkanı Abdulaziz Al Şeyh'in daha önce dile getirdiği "İsrail'e karşı savaşmanın caiz olmadığı, Hamas'ın terör örgütü olduğu ve Hizbullah'a karşı İsrail ordusuyla iş birliği yapılabileceği"gibi birçok fetva şimdi İsrail’in propaganda aracı olmuş durumda.
Suudi Arabistan’ın Fetva Kurulu üyesi sözde müftülerinden Salih bin Fevezan el-Fevezan'ın "Gösteri ve protestolar Müslümanların işlerinden değildir." sözü ise İsrail’in başvurduğu fetvalar içinde yerini alıyor.
Siyonist rejimin işgaline karşı direnen Filistinliler ise Suudi Arabistan’dan destek beklerken bu fetvalarla karşılaşacaktı. Zaten iki gün önce de Prens Selman “Suudiler de Filistinlilerden Yoruldu” dememiş miydi?
Terör devleti İsrail ve ABD'nin yaptıkları karşısında sesi çıkmayan Arap Birliği ülkelerinin Afrin harekatıyla ilgili ‘endişeliyiz’ değerlendirmesinde bulunması birçok şeyi gözler önüne seriyor.
Afrin için endişeli olanlar, bugün neden Yemen için endişeli değiller? Birleşik Arap Emirlikleri’nin Yemen’de ben de varım diyebilmek için bombardımanları hiç mi huzursuz etmiyor?
Suudi Arabistan’ın Katif şehrinde yaşananlar dikkate değer değil mi?
Bahreyn’deki halk hareketlerini neden görmezler? Al-i Halife rejiminin hukuksuz uygulamaları neden onları tedirgin etmez?
Libya diye bir ülkenin olduğundan haberleri yok mu?
Bir de Filistin var değil mi? Ümmetin namusu! Kudüs, Müslümanların ilk kıblesi... İşgallere karşı Arap Birliği neden susar?
İran için Türkiye için papağan kesilenler, İsrail işgallerine karşı neden 3 maymunu oynarlar?
Evet, basiretsiz ve satılmış Arap liderlerinin, hem paraları hem de şerefleri karşılığında kazandıkları koltuklar şimdilik duruyor. Tabii ki  Amerikan mandacılığı şartıyla... 


Keywords : 

yazılmış ...de   2018 Cumartesi 07 Nis  saat  10   tarafından   مدير سايت Aran News
PDF yazdır arkadaşlarla paylaş geri dönüş
görüşleriniz :
ad :
soy ad :
  e-posta :
 
bu konuya göre görüşünüzü bildirin