tarih : 2025 Sunday 23 Mar
şifre 46746

Çok Kutuplu Küresel Düzen; İran ve Rusya'nın Ortak Hedefi

İran ve Rusya, adil ve çok kutuplu bir küresel düzeni teşvik etmek için çabalarını sürdürecekler. Bu, "BRICS Plus" ve "Şanghay İşbirliği Örgütü" gibi çerçevelerde işbirliği yapmak ve bu kurumları genişletmek anlamına geliyor.
tr.arannews:parstoday-Amerikan düşünce kuruluşu Jamestown'ta bir makale yayımlayan üniversite profesörü ve dış politika analisti Emil Audyalani, 17 Ocak'ta İran ve Rusya devlet başkanlarının Moskova'da kapsamlı bir stratejik işbirliği anlaşması imzaladığını ve bu anlaşmanın 2001'den bu yana birkaç kez yenilenen önceki anlaşmanın yerini aldığını yazdı. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı saldırısı ve Batı ile ilişkilerinin kötüleşmesi, Moskova ile Tahran arasındaki ilişkileri dönüştürdü.

Tarihsel olarak, Rusya, Batı'nın tepkisini önlemek için hassas teknolojilerin İran'a transferinde temkinli davrandı. Ancak Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşı, Moskova'yı Asya'ya daha fazla yönelmeye itti ve İran bu yön değişikliğinde kilit bir rol oynuyor. Ukrayna'ya karşı savaş sona erse bile, Rusya'nın İran ile yakınlaşması devam edecek ve her iki ülke de Batı yaptırımları altında olduğu için Moskova, Tahran'ı özellikle Hint Okyanusu ve Doğu Afrika'ya erişim için hayati bir ortak olarak görecek. Washington'dan maksimum baskının devam etmesini bekleyen İran da Rusya ile askeri ve siyasi işbirliğini genişletmeye istekli.

İşbirliğin bir diğer alanı, Amerikan dolarına olan bağımlılığı azaltmak için yeni bir ödeme sistemi geliştirmektir. İki ülke ayrıca, Rusya'nın limanlarından İran'a ve güney kıyılarına uzanan ve Rusya'yı Orta Doğu, Hindistan ve hatta Doğu Afrika kıyılarına bağlamayı amaçlayan "Kuzey-Güney" uluslararası ulaşım koridorunu genişletmeyi planlıyor. Bu anlaşmada askeri ve stratejik ilişkilerin öne çıkması ve ikili işbirliğin güçlendirilmesi şaşırtıcı değil. Bu işbirliği muhtemelen İran'ın Rusya'ya insansız hava araçları sağlamaya devam etmesi ve kısa menzilli balistik füzeler gibi diğer teknolojilerin transfer edilmesi anlamına geliyor.

Bu belge, Güney Kafkasya ve Hazar Denizi'ne de atıfta bulunuyor ve Rusya ile İran'ın bu bölgelerde "barış ve güvenliği güçlendirme" arzusunu vurguluyor. Her iki bölgede de Moskova ve Tahran, Amerika ve Avrupa Birliği gibi bölge dışı aktörlerin varlığını sınırlamayı amaçlayan "bölgeselcilik" temelli bir yaklaşım izledi. Tahran ve Moskova ayrıca Rusya, İran, Türkiye ve üç Güney Kafkasya ülkesini içeren "3+3" girişimini destekliyor, ancak Gürcistan, topraklarının yüzde 20'sinin Rusya tarafından işgal edilmesi nedeniyle şimdiye kadar bu girişime katılmayı reddetti.

Bununla birlikte, Rusya'nın Azerbaycan'ın "Zengezur" koridorunu oluşturma çabalarını desteklemesi konusunda anlaşmazlıklar var. Bu koridor, Azerbaycan'ı Nahçıvan üzerinden Türkiye'ye bağlamayı ve Ermenistan'ın güneyindeki Syunik eyaletinden geçmeyi amaçlıyor. Rusya, Sovyet dönemi ulaşım rotalarını yeniden canlandırmaya ve bölgedeki etkisini artırmaya hevesli. Ancak İran bu planı Ermenistan ile fiziksel sınırı için bir tehdit olarak görüyor. Rusya ve İran arasındaki ilişkilerin Orta Doğu'daki daha geniş açılımı da şekilleniyor. İran, Rusya'yı Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fars Körfezi'ndeki adalarla ilgili iddialarını desteklediği için defalarca eleştirdi. Bu adalar Tahran'ın kontrolü altında ancak Abu Dabi, adaların İran tarafından işgal edildiğini iddia ediyor.

Bununla birlikte, bu anlaşma, iki gücün daha da yakınlaşması ve adil ve çok kutuplu bir küresel düzen olarak adlandırdıkları şeyin oluşturulmasında işbirliği yapması için kapsamlı bir çerçeve sunuyor. Batı'ya karşı ortak bir muhalefet içinde olan Tahran ve Moskova, işbirliğini genişletme ile stratejik esnekliklerini koruma arasında bir denge bulmuş görünüyor.

  • yazılmış
  • ...de 2025 Sunday 23 Mar
  • tarafından رضا رستمی